Farklı Bir Yarına Uyanamamak

Her gün bir öncekinin neredeyse aynısı gibi yaşanıyor.

Günler geçtikçe rutinin dışına çıkacak davranışları varlığım kabul etmiyor sanki. Sabah gözlerimi açtığımda farklı bir şeyler yapmaya dair fikirlerim, bir önceki güne nasıl başladıysam bugün de aynı eylemleri yaptığım sırada kaybolup gidiyor.

İçinde bulunduğumuz karantina sürecinin en belirsiz yanı insanın kendisine fazla maruz kalması. Evet, insanın fiziksel, bilişsel ve duygusal varlığını sorgulaması için vaktinin olması bir lüks olarak görülebilir. Ve çoğu kişi tarafından da olumlu olarak nitelendirilebilir. İnsan evriminin en çarpıcı gelişmelerinden birisinin de üstbilişsel düşünebilme yapabilmesi olduğu biz, üç beş kitap okumuş çok bilmişler tarafından söylenebilir.

Bugünün dünden, yarının bugünden farklı olmaması yalnızca karantina süreci için geçerli değil aslında. Normal şartlarda, karantina süreci öncesinde, yoğun ve stresli geçen çalışma saatleri, ev, yemek, kişisel bakım, arkadaşlıklar ve tabii uyku derken bunun farkına varmak pek mümkün olmuyor. Ya bu tempoda tükenmiş oluyorsunuz ya düşünmek için vaktiniz olmuyor ya da aklınıza hiç gelmiyor bile.

Continue Reading

Ne İzledim: Ahlat Ağacı

Hâli hazırda KPSS’ye 1,5 ay gibi bir süre kalmış, bir bahane olsa da kütüphaneden kendimi dışarı atsam diye fırsat arıyorken imdadıma yetişti Ahlat Ağacı. Bugün olmaz yarın olur ertelemelerim sonrası, vizyona girişinden bir hafta izleyebildim. Açıkçası filmden tek bir beklentim vardı: Beni  sinema salonunda geçirdiğim süreden ayrı olarak sinemadan çıkışta eve yürürken bana eşlik etmesiydi. Öyle de oldu, şu an bu yazıyı kaleme alıyorum.

İçeriğe tam olarak girmeden önce belirtmeliyim ki Kış Uykusu haricinde Nuri Bilge Ceylan filmi izlemedim daha önce. O yüzden doğru olduğunu düşündüklerimi, eleştirmek için değil de paylaşmak için yazıyorum bu yazıyı.

Continue Reading

Sürükleyici Bir Dizi: La Casa De Papel

İçlerinde gerilim ve dram barındıran suç türündeki  dizi ve filmleri kendimi bildim bileli sevmişimdir. Diğer detaysız suç içerikli yapımlara göre karakterlerin daha detaylı işlenebilmesi, anlatılan genel hikayenin izleyici tarafından parçalanıp çeşitli duygulanımlar yaratması açısından çok başarılı işler ortaya konulabileceğini düşünüyorum. Tıpkı True Detective, Mindhunter ve Peaky Blinders gibi.

Dizinin künyesinden bahsetmemenin yapıma, oyunculara, teknik ekibe bir ayıp olacağını düşünüyorum. Her ne kadar onların bu yazıdan haberi bile olmayacak olsa da onlardan söz etmemek olmaz.

La Casa De Papel dizisi Álex Pina’nın elinden çıkmış İspanya’nın Antenna 3 kanalında Mayıs 2017 ile Kasım 2017 ayları arasında toplamda 2 sezon, 15 bölüm olarak izleyiciye sunulmuş bir yapım. Final yapmasının üzerinden de 1 ay geçtikten sonra Netflix bünyesine katılmış. Netflix de dizinin ilk sezonundaki 9 bölümünü kendi bölüm standartlarında, 40-45 dakika, düzenleyerek sunmuş. Dizinin ikinci sezonunun da Nisan 2018 gibi Netflix’te yer alması bekleniyormuş.

Continue Reading