Yabancı

Yapıldığından beri yalnız bir defa durduğu söylenen saat kulesi altıyı vuruyor. Caddeye karanlık çökmüş, sokak lambaları gecenin bulanık mavisi eşliğinde yavaşça yere düşen yağmur damlalarının içini aydınlatıyor. Kasım ayının soğuğundan korunmak için paltomun yakaları kalkık, çenemi göğsüme kadar sokmuş bir hâlde dükkan güneşliklerinin altına sığınarak eve doğru yürüyorum. Benim haricimde yirmiye yakın insan her gece izledikleri bir filmin rüyasını görüyorlar yürürken. Evlerinin, bilhassa yataklarının sıcaklığına, hayaline bir an önce kavuşmak için bir türlü bitmeyen yolun sonunda görecekleri apartmanları için sabırsızlanıyorlar.

Continue Reading